Biliyorum daha dün telefonla konuştuğumuzu biliyorum
iyi olduğunu biliyorsun iyi olduğumu peki ya bu mektup niye
işte onu bilmiyorum.ama kıskançlık olabilir 20 yaşıma gelmeme
rağmen hala mektup yazmamış olmak olabilir.senin hala sakladığın
dayımın mektupları gibi kızın olarak-hemde ilk-benim mektuplarımın
da o sandıkta senin çeyiz sandığında saklanma zorunluluğu daha
büyük etken bu mektubu yazmamda, elimdeki kalemden masada duran kağıttan...
şimdi üzüldüğünü görebiliyorum sanki...benim hemen orda olmamı
istediğini tahmin ediyorum...ama bil benim kadar isteyemezsin bunu
çünkü sen sana layık olamayan kızını özlüyorsun bense kusur bulamadığım annemi...
bu cümlelerin benden çıktığına şaşırıyorsun belki de...haklısın...
bildiğim cümleler değil bunlar yada bildiğimi kimsenin bilmediği
cümleler bunlar...hepsini özlem öğretti bana önce onun gücü karşısında
yıkılmayı sonra toplanıp ayağa kalkmayı öğretti .artık illa bir elveda
hatırlayacaksam otogarda ağlayarak otobüse baktığın anı değil beni
ilkokulda ortaokulda lise de okula gönderirken bana baktığın anı hatırlıyorum...
yemeği veren aşçı merak etmiyor doyduğumu...sormuyor yarın ne yemek istediğimi...
ona alışamadım biraz ama çalışıyorum inan.merak etme dediğim gibi yemekler güzel
bir tek kusurları var burda yemeklere ANNE eli değmiyor.burası oralara benzemiyor
bende heryerde aynı gökyüzüne bakıyorum özellikle sana yakın olan yöne doğuya...
yahu ne diyecektim nerelere geldi konu.
ben bu mektubu anneler gününü kutlamak için gönderdim...
aklıma gelen vede elimden gelen en iyi hediye bu.ayakları
altındaki cennetten daha güzel annemin anneler günü kutlu olsun.
var olduğundan dolayı sonsuz teşekkürler.
seni çok seviyorum (daha önceleri söylemeyi unutmuş olabilirim)
ANNE SENİ ÇOK SEVİYORUM